Özgül Fobi

Özgül Fobi 

Korkular, yakın tehditlere karşı beklenilebilir tepkiler olsa da fobiler orantılı bir tehlikenin olmadığı durumlarda, nesnelere veya durumlara yönelik korkunun aşırı belirtileridir (Coelho ve Purkis, 2009). Ruhsal Bozukluklar için Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı 5. baskıya (APA, 2013) göre, belirli bir fobi, belirli bir nesne veya durumla ilgili yoğun ve özgül bir korkudur. Bir fobi, aynı zamanda, nesne veya durumla gelecekteki olabilecek karşılaşmaları beklerken sıkıntılı ve huzursuz hissetmekle de tanımlanmaktadır. Tipik olarak, kişi korkulan nesne veya durumla karşı karşıya kaldığında endişe, korku veya panik yaşar. Böylece fobik uyaranla doğrudan yüzleşmekten kaçınmaya çalışır. Kişi, korkulan durumla başa çıkmaya çalıştığında, yoğun rahatsızlık riski altında durumdan tekrardan kaçınabilir. Korku, kişinin günlük yaşamında önemli sıkıntıya veya huzursuzluğa neden olur. Ciddi sağlık sonuçları doğurabilir ve başka bozukluklulara sebebiyet verebilir. Özgül fobi en yaygın ruhsal bozukluklardan biridir (Kessler ve ark., 2005). Yaşam boyu uluslararası yaygınlığı %7,4’tür. Çoğu kaygı bozukluğuna benzer şekilde, özgül fobiler kadınlarda (%9,8), erkeklerden (%4,9) daha yaygındır (Wardenaar ve ark., 2017). Hayvanlara özgü fobi, en yaygın fobi alt tipidir (Åhs ve ark., 2018). Bu bozukluk şikâyetinden mustarip olan kişilerin yüzde yetmiş beşi genellikle birden fazla nesne veya duruma karşı fobiye sahiptir (APA, 2013). Sonuç olarak, altta yatan genel bir savunmasızlığın diğer eş rahatsız fobiler ile başka kaygı bozuklukları riskini arttırdığı düşünülebilir (Holubova ve ark., 2019). Diğer ruhsal bozukluklarla karşılaştırıldığında, özgül fobi görece düşük düzeyde yeti yitimiyle ilişkilidir (Wardenaar ve ark., 2017). Bununla birlikte, özgül fobi, özellikle içselleştirme alanında (örn. depresif ve kaygı bozuklukları) diğer ruhsal bozuklukların daha sonraki başlangıcını öngörmektedir (Lieb ve ark., 2016). Sonuç olarak, özgül fobi, özellikle genelleştirildiğinde, içselleştirici bir kırılganlığın erken bir göstergesi olabilir (De Vries ve ark., 2019). 

Daha önce yapılan çalışmalar, gerçek görüntülere maruz kalan küçük hayvanlara yönelik belirli fobileri olan kişilerin beyin aktivitesi modelinin, bu bozukluğu olmayan insanlardan farklı olduğunu göstermiştir (Rivero ve ark., 2017). Bu farklılıklar bilişsel davranışçı terapi ile müdahale edildikten sonra da yerini korumuştur (Viña ve ark., 2020). Özgül fobisi olan, müdahale görmemiş kişilerin sanal görüntülerde sunulan fobik uyaranlara maruz bırakılmasından kaynaklanan beyin aktivitesi modeli üzerine bir başka çalışma, gerçek görüntülere maruz kalan insanlarda olduğu gibi, korku işleme devrelerinde önemli bir aktivasyon gözlemlemiştir (Peñate ve ark., 2019).

Özgül fobi belirti ölçütleri DSM-5 (APA, 2013) sınıflandırmasına göre şöyledir:

  • Uçağa binme, yükseklik, kan görme, herhangi bir hayvan görme gibi özgül bir nesne ya da durumla ilgili belirgin bir korku hali bulunmalı.
  • Fobi kaynağı hemen her zaman korku ve kaygı doğurmalı.
  • Fobi kaynağından etkin biçimde uzaklaşma ya da yoğun bir korku ve kaygı ile buna katlanma söz konusu olmalı.
  • Duyulan korku, nesne ya da durumun yaratabileceği gerçek tehlikeye göre orantısız biçimde fazla olmalı.
  • Korku, kaygı ya da kaçınma en az 6 aydır var olmalı.
  • Korku nedeniyle kişide klinik olarak belirgin bir sıkıntı olmalı ya da toplumsal veya işle ilgili alanlarda işlevsellikte önemli bir kayıp yaşanmalı.
  • Panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu gibi başka bir ruhsal bozukluk ile belirtiler açıklanamamalı.

Özgül fobilerin sınıflamasında hayvan tipi (örümcek, böcek, köpek, yılan fobileri gibi), doğal çevre tipi (yükseklik, fırtına, şimşek, gök gürültüsü fobileri gibi), kan-enjeksiyon-yaralanma tipi, durumsal tip (uçak fobisi, asansör fobisi, kapalı yer fobisi gibi) ve diğer tipler (soluğun tıkanmasına ya da kusmaya yol açabilen durumlardan, çocuklarda yüksek ses ya da özel giysilerden korkma gibi) olmak üzere 5 farklı grup tanımlanmıştır.

Mevcut özgül fobi modelleri, gelişimini klasik ve operant koşullandırma ile model öğrenme gibi farklı koşullandırma ve öğrenme süreçleriyle açıklamaktadır. Bu, Rachman (1977) tarafından en belirgin şekilde tanımlanmıştır. Hala günümüzde kullanılmaktadır (Mineka ve Zinbarg, 2006). Buna göre bir korku hafızası oluşur (Foa ve Kozak, 1986). Bu korku yapısında, korkulan (ancak zararsız) uyaran, tehlike kavramlarına ve panik, uçuş gibi karşılık gelen reaksiyonlar ile sempatik sinir sisteminin aktivitesi gibi fizyolojik reaksiyonlara bağlıdır. Maruz kalma terapisi gibi neslinin tükenmesine dayalı müdahaleler, korku yapısının ya değiştirilerek, rekabet ederek ya da işlevin önlenerek etkisini azaltmak için geliştirilmiştir (Craske ve ark., 2014).

Özgül fobi şikayetine sahip olan kişilerin çok azında müdahaleye yönelme çabası bulunmaktadır. Bunun sebepleri arasında muhtemelen düşük seviyede ciddi bozulma oranları ve insanların fobilerinin kaynağından kaçınma yetenekleri yer almaktadır (Wardenaar ve ark., 2017). Özgül fobi için tercih edilen müdahale, maruz kalma ile bilişsel davranışçı terapidir (Moriana ve ark., 2017). Gerçek yaşamda maruz kalma, görsel ve sanal gerçeklikle karşı karşıya kalma dahil olmak üzere maruz kalmaya dayalı müdahalelerin özgül fobi için etkili olduğu bulunmuştur (Wolitzky-Taylor ve ark., 2008). Bazı çalışmalar, özellikle müdahaleyi tamamlayanlar arasında gerçek yaşamda maruz kalmaya çok yüksek yanıt oranları (≥%80) bulmuştur (Choy ve ark., 2007). Tek seans maruz kalma müdahalesinin bile oldukça etki gösterdiği durumlar bulunmaktadır (Zlomke ve Davis, 2008). Bununla birlikte, birçok kişi, korkulan nesneleriyle yüzleşmek istemedikleri veya ilişkili kaygıya tahammül edemedikleri için maruz kalma müdahalesini reddeder veya yarım bırakır (Choy ve ark., 2007). Maruz kalmaya dayalı olmayan bilişsel terapi veya farmakoterapi (ilaç tedavisi) gibi diğer müdahaleler de kullanılır. Ancak bu müdahalelerin kanıtları sınırlıdır. Mevcut kanıtlar maruz kalmaya dayalı müdahalelerin özellikle uzun vadede daha etkili olduğunu göstermektedir (Bandelow ve ark., 2008). Kanıta dayalı müdahalelerin bilinen etkinliğine rağmen, özgül fobisi olan kişilerin müdahaleyi pratikte yararlı olarak algılayıp algılamadıkları belirsizdir. Bu bilgi–özgül fobinin klinik uygulamada kişinin bakış açısından etkin bir şekilde müdahale edilip edilmediği–randomize araştırma kanıtlarının önemli bir tamamlayıcısıdır. İkisi arasında olası bir kopukluk birden fazla kaynaktan kaynaklanabilir. Örneğin, önceki çalışmalar birçok kişinin minimal düzeyde yeterli müdahale almadığını göstermektedir (Wang ve diğerleri, 2005). Ayrıca, müdahaleler belirtileri azalttığı için genellikle kanıta dayalı olarak kabul edilir. Ancak kişiler diğer sonuçlar (işleyiş, ilişkiler) hakkında daha fazla endişe duyabilir (Cuijpers, 2019). Şu anda, bilişsel davranışçı terapiye dayalı tek seanslık terapi bu alt tiplerde özgül fobi rahatsızlığına sahip gençlere müdahale etmek için hızlı ve etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir (Ollendick ve Davis 2013). Bu müdahaleler, çeşitli çalışmalarda %50-70'lik bir yanıt oranı göstermiştir (Silverman ve ark., 1999). Tek seanslık terapi, kademeli gerçek yaşamda maruz bırakma terapisi, katılımcı modelleme, sosyal güçlendirme, psikoeğitim ve bilişsel zorlukları 3 saatlik yoğun bir müdahale seansında birleştirerek son derece sınırlı ve verimli bir terapi olduğunu kanıtlar (Davis ve ark., 2019). Şu anda köklü bir müdahale olarak belirlenmiş olan tek seanslık terapi tekniği, üç randomize kontrollü çalışmadan, 7 yaş ve üstü gençlere yönelik birkaç küçük klinik çalışmadan ve 4 yaşındaki küçük çocuklarla kontrollü bir vaka serisinden elde edilen ampirik desteğe sahiptir (Muris ve ark., 1997). Çalışmalar arasında tek seanslık terapi bekleme listesi, psikolojik plasebo ve göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ile yeniden işleme terapisinden daha üstün olduğu bulunmuştur. Bu bulgular bilişsel davranışçı terapiye dayalı tek seans terapinin etkili bir müdahale yaklaşımı olduğunu öne sürsede önemli sayıda gencin tam olarak yanıt vermediğini ve tam bir müdahale yanıtı elde etmek için ek faktörlerin önemli olabileceğini de göstermektedir (Farrell ve ark., 2018).  Özgül fobi yaygın olduğu için etkili müdahaleleri daha erişilebilir kılmak önemlidir. İnternet üzerinden sağlanan bilişsel davranışçı terapinin kaygı bozukluğu olan yetişkinler için başarılı bir müdahale formatı olduğu ve kanıta dayalı müdahaleye erişimi iyileştirebileceği gösterilmiştir (Andersson, 2009). Örneğin internete bağlı bilişsel davranışçı terapide kişilerin bir terapistle görüşmek için işten veya okuldan izin almak zorunda kalmadan kendi hızlarında ve kendilerine uygun zaman olduğunda çalışmalarını sağlar. Ayrıca terapistler için kliniğe dayalı müdahaleye göre daha az zaman alıcı olduğu da gösterilmiştir (Kohn ve ark., 2004). 


Akrofobi (Yükseklik Korkusu)

Boğulma-Tıkanma Fobisi

Dental Fobi (Dişçi Fobisi)

Hayvan Fobisi (Zoofobi)

Kan-Enjeksiyon-Yaralanma Fobisi

Klostrofobi

Niktofobi (Karanlık Korkusu)

Nomofobi (Telefon Bağlantısını Kaybetme Korkusu)

Okul Fobisi

Örümcek Fobisi

Özgül Kusma Fobisi

Sitofobi (Yiyecek Korkusu)

Uçuş Fobisi

Özgül Fobi Hakkında Kitap Önerileri

Korkunun Psikolojisi, Christophe Andre

            Korku duygusunun hem yararlı olduğu hem de yıprattığı bilinmektedir. Hayatta kalmamız için ona borçlu olduğumuz gibi aynı zamanda da hayatımıza engel teşkil edebilmektedir. İlerleyen boyutlarıyla fobi gibi kaygı bozukluklarına da sebep olabilmektedir. Fransa’nın en iyi korku ve fobi uzmanlarından biri olan Christophe André bu kitabında, kendi terapi seanslarından yola çıkarak korkunun biyolojik ve evrimsel yönünü gözler önüne sermektedir. Korkunun Psikolojisi; fobileri, korkuları ve kaygıları beslendikleri kaynaklarla birlikte ele alarak tanımlayan, çözüm ve müdahale yolları sunan, herkesin anlayabileceği bir dille yazılmış başlangıç seviyesinde bir kitaptır. Fobisi olan insanlar için hastalığın özünün nasıl olduğunu yansıtmakta ve farklı bir bakış açısı sunmaktadır.

Kaygıyla Başa Çıkmak, Anna Williamson ve Dr. Reetta Newell

            Anna Williamson dışarıdan bakanların hayranlıkla izlediği, başarılı bir TV programcısı iken bir gece aniden bir panik atak krizi geçirir ve hayatında yeni bir dönem başlar. Kalp çarpıntıları, sırılsıklam avuç içleri, bunaltı, nefes darlığı ve pek çok fiziksel ve psikolojik belirtiyle ilerleyen süreç sonucunda kendi deneyimleri ve klinik psikolog Dr. Reetta Newell’ın da katkılarıyla çeşitli kaygılardan ve panik ataklardan yakınan kişilere uygulaması kolay bir rehber sunmaktadır. Sık sık kendi kaygı öyküsüne yaptığı atıflarla empati ve ümit düzeyi son derece yüksek bir bakış açısı ortaya koymakta, pratik öneriler sunmaktadır. Kitapta da önerildiği üzere bilişsel davranışçı terapinin, kaygı bozuklukları da dahil olmak üzere pek çok zihinsel sağlık bozuklukları için etkili olduğu gösterilmektedir (Kaczkurkin ve Foa, 2022). Kaygı bozuklukları altında ele alınan fobilerin de müdahale yöntemlerinde bilişsel davranışçı terapinin etkililiği kitapta gösterilmektedir. Fobilerinizle mücadelede her an yanınızda olacak pratik önerilerin ve kaygılarınıza karşı özgüven elde etmenin yollarını öğrenmek isteyen kişiler bu kitabı mutlaka okumalıdır. 

Korku ve Kaygı Çözümleri, Dr. Friedemann Schaub

Olimpos Yayınlarından 2017’de çıkan kitap Dr. Schaub’un korku ve kaygıyı yenmede bilinçaltından yararlanmamız gerektiğine dair çözümlerini içermektedir. Dr. Schaub’a göre kaygı ve korkularımızın üstesinden gelmek hem en zorlayıcı duygularımızın kaynağı hem de bu duyguların bilgeliğinin anahtarı olan bilinçaltımızda yatmaktadır. Korku ve kaygıları yenme sürecinde bilinçaltıyla iş birliği yapılmasını konu eden bu kitapta, Friedermann Schaub okuyucuların uygulayabileceği önerilerde bulunmaktadır. Korku ve kaygı çözümlerine odaklanan bu kitap bireylerin farkındalığını arttırarak potansiyellerini ortaya çıkarmaktadır. Kitapta yer alan bölümlerdeki öneriler bilinçli bir şekilde bilinçaltımızda yer alan korku ve kaygılarımızın sebeplerini nasıl bulup anlayacağımızı göstermektedir. Ayrıca geçmişin duygusal engellerinden kurtulup dünyaya olduğumuz şekilde nasıl katılabileceğimizi de göstererek kendi potansiyelimizin farkına varmamızı sağlamaktadır. 

Özgül Fobi Hakkında Dizi, Film ve Belgesel Önerileri

Toprak Altında, 2010

            Toprak Altında, İspanyol film yapımcısı Rodrigo Cortes’in yönettiği ve başrollerinde Ryan Reynolds’un yer aldığı 2010 yapımı filmdir. Filmde Paul Conroy isimli Irak’ta görev yapmakta olan Amerikan askerinin yaşadıkları anlatılmaktadır. Paul, uğradığı bir saldırı sonrası gözünü ahşap bir tabutta canlı canlı gömülmüş bir şekilde açar. Yanında sadece bir cep telefonu, bir çakmak, el feneri, bıçak ve kurşun kalem bulunmaktadır. Paul’un bu korkunç tuzaktan çıkmak için tek kaynağı ise kendisine güvenmesidir. Klostrofobisi olan karakterin yaşadığı zorluklar filmde gösterilmektedir. Aynı zamanda filmin başrolü Ryan Reynolds da bu fobiden yakındığı için çekim boyunca sağlık görevlileri sette bekletilmiştir. 

            Özgül fobi, her ne pahasına olursa olsun kaçınılan ve büyük sıkıntıya sebep olan belirli bir nesne veya durumdan aşırı, mantıksız bir şekilde korkma ile karakterizedir (Choy ve ark., 2007). Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı olan DSM-5’e göre fobiler beş alt kategoriye ayrılmaktadır: Hayvan (örümcek, yılan), doğal çevre (yükseklik, su), durumsal (kapalı alan), kan enjeksiyon yaralanma (kan, diş hekimi), vb. (American Psychological Association, 2013). Filmdeki karakter de durumsal bir özgül fobi olan klostrofobi yaşamaktadır. Filmde zaman geçtikçe kumların yükselmesi onu daha zor duruma sokmuştur. Fobinin öznesi değişse de verilen tepkilerin genelde benzer oluşundan dolayı fobi anında olan bir insanın yaşayabileceği fiziksel ve zihinsel belirtileri görmemiz açısından oldukça önemli bir filmdir. 

Salgın (Contagion), 2011

Salgın, Steven Soderbergh’in yönettiği, Scott Z. Burns’ün senaryosunu yazdığı 2011 yapımı Amerikan dram, bilim kurgu ve gerilim türündeki filmdir. Filmin konusunu hava yoluyla bulaşan ve birkaç gün içinde öldüren ölümcül bir virüs salgının başlaması oluşturmaktadır. Dünyanın önde gelen uzmanlarının bir araya gelerek salgına çare bulmaya çalışması işlenmektedir. Aynı zamanda virüsten daha hızlı yayılmakta olan panik haline de çare bulmaları gerekmektedir. Salgın süresince halkta görülen histeri, aşı fobisi, sosyal kaygı, kaygı bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk gibi psikolojik rahatsızlıklar da filmde işlenmektedir.

            Korku duygusu, dışsal bir tehlikeye karşı verilen duygusal ve fiziksel bir tepkidir (Schowalter, 1994). Her insanda olan korku duygusu normaldir ve salgın gibi bir durumda insanların korkması ve paniklemesi de normaldir. Tıpkı bir salgın hastalık gibi gülmek bulaşıcı olduğu kadar korkular da bulaşıcı olabilir ve kişiden kişiye yayılabilir. Filmin kapağında da yazdığı üzere “hiçbir şey korku kadar hızlı yayılamaz”. Korku ne kadar normal bir durumsa ve bazen bizleri koruyor olsa da fobi için aynısı söylenemez. Kişinin hayatını ve yaşamını etkileyen ölçüde bir fobi tehlikeli olabilmektedir. Filmde salgından dolayı aşı olması gereken bazı insanların aşı fobisi sebebiyle aşı olamadığı görülmektedir. Özgül fobinin kan enjeksiyon yaralanma alt alanında bulunan aşı fobisi, salgın hastalık gibi ölümcül bir durumda bile bu insanların ne kadar dirençli olabileceklerini ve fobik durumdan ne derece kaçınabileceklerini bize göstermektedir. 

Ölüm Korkusu, 1958

            Ölüm Korkusu, 1958 Amerika yapımlı bir filmdir. Fransız yazarlar Pierre Boileau ve Thomas Narcejac'ın 1954'te birlikte yazdıkları ‘’Vertigo: Ölüler Arasında’’ adlı romandan uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Alfred Hitchcock oturmaktadır. Filmin baş karakterinde bir kaygı bozukluğu bulunmaktadır. Yüksek yerlerde bulunmaktan aşırı derecede korku ve endişe duymakta, yüksek binalara çıktığında başı dönmektedir. Yani bir tür "yükseklik korkusu" vardır. San Francisco’da polislik yapan Dedektif Scottie, bir suçluyu kovalarken damdan düşen iş arkadaşını kurtaramaz, iş arkadaşı ölür ve bu olaydan sonra yükseklik fobisi oluşur. Yükseklik fobisi doğal çevre alt başlığına girmekte olup tıpta akrofobi olarak adlandırılmaktadır. Akrofobik davranış, yüksek binalarda bulunan merdivenler, teraslar, daireler, ofisler, bazen köprüler ve asansörler dahil olmak üzere çeşitli yükseklikle ilgili durumlardan kaçınmayı içermektedir. Akrofobisi olan bireyler hareketlerinde aşırı derecede bozulmuş ve kısıtlı hissederler. Bu aynı zamanda onların sosyal yaşantısını da etkilemektedir (Coelho ve Wallis, 2010). Fobisi olan insanların yaşamlarının ne kadar kısıtlanabileceğini ve fobik durumun oluşmasında tetikleyici yaşam olaylarının önemini görmemiz açısından önemli bir filmdir.

The Big Bang Theory, 2007

            2007 yılında yayınlanmaya başlayan "The Big Bang Theory" adlı durum komedisi türündeki bu dizi, bir üniversitede çalışan dört yakın arkadaşın günlük hayatlarında başlarından geçen olayları konu almaktadır. Bu arkadaş gurubundaki başkarakterlerden biri olan Sheldon isimli karakter özgül fobiye sahip bir bireydir. Sheldon’ın özgül fobisi ve yaşadığı kaygı kuşlardan kaynaklanmaktadır. Aynı odada olmayı bırakın, kapalı olan pencerenin dış pervazına konan bir kuştan bile kaygı duyan Sheldon, ornitofobiye (kuş korkusu) sahip olan bir bireydir. Dizi durum komedisi türünde olması nedeniyle Sheldon adlı karakterin bu fobisini izleyiciye eğlenceli bir dille aktarmaktadır.

The Monk (Keşiş), 2002

            2002 yılında gizem komedi türünde yayınlanan "Keşiş" dizisi Adrian Monk isimli bir polis memurunun eşi öldükten sonra işini kaybetmesi ve sonrasında özel bir dedektif olarak çalışmaya başlamasını konu edinmektedir. Adrian karakteri birkaç sıra dışı özgül fobiye sahip olan bir bireyi canlandırmaktadır. Özellikle arılardan korkan Adrian, bu fobisi ile birlikte sütten ve güzel kadınlardan da korkmaktadır. Kurmaca bir yapım olmasından dolayı dizide Adrian adlı karakterin sahip olduğu fobiler yüzünden günlük hayatta karşılaştığı durumlar, arılardan tabana kuvvet kaçmak gibi, bir komedi unsuru olarak kullanılmış ve eğlenceli bir dille anlatılmaktadır.

Specific Phobia (Özgül Fobi), 2022

            Dr. Kerris Dillon tarafından yayınlanan bu belgeselde özgül fobinin ne olduğu ve hangi kategorilere ayrıldığı anlatılmaktadır (2022). Özgül fobinin belirtilerini ayrıntılı bir şekilde anlatan Dr. Kerris Dillon bir insanın özgül fobi tanısı almak için sahip olması gereken kriterleri de açıklamaktadır. Kişinin belli bir olaya veya nesneye karşı ani, kontrol edemediği bir kaygı veya korku duyması gerektiğinin altını çizen Dr. Kerris, örnek olarak uçmak, bıçak ve kan görmek gibi örnekler vermektedir. Buna ek olarak, bireyin bu kaygı ile baş etmek için kendisinde o kaygıyı yaratan durumdan veya nesneden her ne pahasına olursa olsun kaçınmaya çalışacağını söylemektedir. (Bu belgesel özgül fobiye sahip olan insanların, kendi fobileri ile nasıl başa çıkabileceklerine dair örnekleri görebileceği ve kendi fobilerinin belirtilerini daha iyi anlayabilecekleri faydalı bir içeriktir.)

Phobia, Causes, Signs and Symptoms, Diagnosis and Treatment (Fobi, Nedenleri, Belirtileri, Tanı ve Müdahale Yöntemleri), 2021

                Bu belgeselde fobinin tanımı ve fobi çeşitleri anlatılmaktadır. Belgeselde bir tür kaygı bozukluğu olarak tanımlanan fobi, belli bir nesne veya duruma karşı hissedilen aşırı korku ve kaygı olarak belirtilmektedir. Fobisi olan insanların yaklaşık yüzde yetmiş beşinin birden fazla fobiye sahip olduğu belirtilen belgeselde üç farklı fobi kategorisinden bahsedilmektedir (Medical Centric, 2021). Bu kategorilerden bir tanesini özgül fobi oluşturmaktadır. Özgül fobi belirli bir hayvan, doğal afet veya yaralanma gibi durumlara karşı hissedilen ve kontrol edilemeyen kaygıya sebep olan fobilerdir. Bu belgeselde bunlar arasında insanlarda en sık rastlanan özgül fobilere; örümcek korkusu, yılan korkusu ve yükseklik korkusu örnek olarak verilmektedir. Özgül fobiye müdahale yöntemlerinden de bahsedilen bu belgesel, özgül fobiye dair bilgi edinmek isteyen kişiler için faydalı bir kaynaktır. 

Kaynaklar

American Psychological Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5. Bs.). https://doi.org/10.1176/appi.books.9780890425596

Choy, Y., Fyer, A. J. ve Lipsitz, J. D. (2007). Treatment of specific phobia in adults. Clinical Psychology Review, 27(3), 266-286. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2006.10.002

Coelho, C. M. ve Wallis, G. (2010). Deconstructing acrophobia: physiological and psychological precursors to developing a fear of heights. Depression and Anxiety, 27(9), 864-870. https://doi.org/10.1002/da.20698

Kaczkurkin, A. N. ve Foa, E. B. (2022). Cognitive-behavioral therapy for anxiety disorders: An update on the empirical evidence. Dialogues in Clinical Neuroscience, 17(3) https://doi.org/10.31887/DCNS.2015.17.3/akaczkurkin

Kerris Dillon. (20 July 2022). Specific Phobia [Video]. Youtube. https://www.youtube.com/watch?v=KcM1YY3VPa4

Medical Centric. (19 April 2021). Phobia, Causes, Signs and Symptoms, Diagnosis and Treatment [Video]. Youtube. https://www.youtube.com/watch?v=E705zO58SnQ

Schowalter, J. E. (1994). Fears and phobias. Pediatrics in Review, 15(10), 384-388. https://doi.org/10.1542/pir.15-10-384

Åhs, F., Rosén, J., Kastrati, G., Fredrikson, M., Agren, T. ve Lundström, J. N. (2018). Biological preparedness and resistance to extinction of skin conductance responses conditioned to fear relevant animal pictures: A systematic review. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 95, 430-437. https://doi.org/10.1016/j.neubiorev.2018.10.017

American Psychiatric Association, 2013. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, (5.bsm). Washington, DC. 

Andersson, G. (2009). Using the Internet to provide cognitive behaviour therapy. Behaviour Research and Therapy, 47, 175– 180. https://doi.org/10.1016/j.brat.2009.01.010

Bandelow, B., Zohar, J., Hollander, E., Kasper, S., Moller, H. J., Zohar, J. ve Vega, J. (2008). World Federation of Societies of Biological Psychiatry guidelines for the pharmacological treatment of anxiety, obsessive-compulsive and post-traumatic stress disorders- first revision. World Journal of Biological Psychiatry, 9 (4), 248–312. https://doi/10.1080/15622970802465807.

Choy, Y., Fyer, A. J. ve Lipsitz, J. D. (2007). Treatment of specific phobia in adults. Clinical Psychology Review, 27(3), 266–286. https://doi:10.1016/j.cpr.2006.10.002.

Craske, M. G., Treanor, M., Conway, C. C., Zbozinek, T. ve Vervliet, B. (2014). Maximizing exposure therapy: an inhibitory learning approach. Behaviour Research and Theraphy, 58, 10–23. https://doi.org/10.1016/j.brat.2014.04.006.

Coelho, C. M. ve Purkis, H. (2009). The origins of specific phobias: Influential theories and current perspectives. Review of General Psychology, 13(4), 335-348. https://doi.org/10.1037/a0017759

Cuijpers, P. (2019). Targets and outcomes of psychotherapies for mental disorders: an overview. World Psychiatry, 18(3), 276–285. https://doi:10.1002/wps.20661.

Davis III, T. E., Ollendick, T. H. ve Öst, L. G. (2019). One session treatment of specific phobia in children: recent developments and systematic review. Annual Review of Clinical Psychology, 15(1), 233–256.  https://doi.org/10.1146/annurev-clinpsy-050718-095608

De Vries, Y. A., Roest, A. M., Bos, E. H., Burgerhof, J. G., Van Loo, H. M. ve De Jonge, P. (2019). Predicting antidepressant response by monitoring early improvement of individual symptoms of depression: individual patient data meta-analysis. The British Journal of Psychiatry, 214(1), 4-10. https://doi.org/10.1192/bjp.2018.122.

Farrell, L. J., Kershaw, H. ve Ollendick, T. (2018). Playmodified one-session treatment for young children with specific phobia of dogs: a multiple baseline case series. Child Psychiatry Human Development, 49(2), 317–329. https://doi.org/10.1007/s10578-017-0752-x

Foa, E. B. ve Kozak, M. J. (1986). Emotional Processing of Fear. Exposure to Corrective Information. Psychology Bulletin, 99(1), 20–35. https://doi.org/10.1037/0033-2909.99.1.20.

Holubova, M., Prasko, J., Ociskova, M., Kantor, K., Vanek, J., Slepecky, M. ve Vrbova, K. (2019). Quality of life, self-stigma, and coping strategies in patients with neurotic spectrum disorders: a cross-sectional study. Psychology research and behavior management, 12, 81. https://doi.org/10.2147/PRBM.S179838

Kessler, R. C., Berglund, P., Demler, O., Jin, R., Merikangas, K. R. ve Walters, E. E. (2005). Lifetime prevalence and age-of-onset distributions of DSM-IV disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Archives of general psychiatry, 62(6), 593-602. https://doi.org/10.1001/archpsyc.62.6.593.

Kohn, R., Saxena, S., Levav, I. ve Saraceno, B. (2004). The treatment gap in mental health care. Bulletin of the World Health Organization, 82, 858– 866. https://doi.org/10.1590/S0042-96862004001100011

Lieb, R., Mich´e, M., Gloster, A. T., Beesdo-Baum, K., Meyer, A. H. ve Wittchen, H. U. (2016). Impact of specific phobia on the risk of onset of mental disorders: A 10- year prospective- longitudinal community study of adolescents and young adults. Depression and Anxiety, 33 (7), 667–675. https://doi.org/10.1002/da.22487

Mineka, S. ve Zinbarg, R. (2006). A contemporary learning theory perspective on the etiology of anxiety disorders: it’s not what you thought it was. American Psychologist, 61, 10–26. https://doi.org/10.1037/0003-066X.61.1.10

Moriana, J. A., Galvez-Lara, M. ve Corpas, J. (2017). Psychological treatments for mental disorders in adults: A review of the evidence of leading international organizations. Clinical Psychology Review, 54, 29-43. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2017.03.008

Muris, P., Merckelbach, H. ve Collaris, R. (1997). Common childhood fears and their origins. Behaviour Research and Therapy, 35, 929–937. https://doi.org/10.1016/S0005-7967(97)00050-8

Ollendick, T. H. ve Davis, T. E. III. (2013). One-session treatment for specific phobias: A review of Öst's single-session exposure with children and adolescents. Cognitive Behaviour Therapy, 42(4), 275–283. https://doi.org/10.1080/16506073.2013.773062

Peñate, W., Rivero, F., Viña, C., Herrero, M., Betancort, M., De la Fuente, J. ve Fumero, A. (2019). The Equivalence between virtual and real feared stimuli in a phobic adult sample: A neuroimaging study. Journal of clinical medicine, 8(12), 2139. https://doi.org/13.3390./jcm8122139

Rachman, S. (1977). The conditioning theory of fearacquisition: a critical examination. Behavioral Research Theraphy, 15, 375–387. https://doi.org/10.1016/0005-7967(77)90041-9.

Rivero, F., Herrero, M., Viña, C., Álvarez-Pérez, Y. ve Peñate, W. (2017). Neuroimaging in cockroach phobia: An experimental study. International Journal of Clinical and Health Psychology, 17(3), 207–215. https://doi.org/10.1016/j.ijchp.2017.06.002

Silverman, W. K., Kurtines, W. M., Ginsburg, G. S., Weems, C. F., Rabian, B. ve Serafini, L. T. (1999). Contingency management, self-control, and education support in the treatment of childhood phobic disorders: A randomized clinical trial. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 67(5), 675–687. https://doi.org/10.1037/0022-006X.67.5.675

Viña, C., Herrero, M., Rivero, F., Alvarez-Perez, Y., Fumero, A., Bethencourt, J. M., Pitti, C. ve Penate, W. (2020). Changes in brain activity associated with cognitive-behavioral exposure therapy for specific phobias: searching for underlying mechanisms. Revista de Neurologia, 71(11), 391-398. https://doi.org/10.33588/rn.7111.2019487

Wang, P. S., Lane, M., Olfson, M., Pincus, H. A., Wells, K. B. ve Kessler, R. C. (2005). Twelve-month use of mental health services in the United States: results from the National Comorbidity Survey Replication. Archives of general psychiatry, 62(6), 629-640. https://doi.org/10.1001/archpsyc.62.6.629.

Wardenaar, K. J., Lim, C. C. W., Al-Hamzawi, A. O., Alonso, J., Andrade, L. H., Benjet, C. ve De Jonge, P. (2017). The cross-national epidemiology of specific phobia in the World Mental Health Surveys. Psychological Medicine, 47(10), 1744–1760. https://doi.org/10.1017/s0033291717000174.

Wolitzky-Taylor, K. B., Horowitz, J. D., Powers, M. B. ve Telch, M. J. (2008). Psychological approaches in the treatment of specific phobias: A meta-analysis. Clinical psychology review, 28(6), 1021-1037.https://doi.org/10.1016/j.cpr.2008.02.007.

Zlomke, K. ve Davis III, T. E. (2008). One-session treatment of specific phobias: A detailed description and review of treatment efficacy. Behavior Therapy, 39(3), 207-223. https://doi.org/10.1016/j.beth.2007.07.003